ÖDP İlçe Başkanı Metin Şimşek “Erdemir Maden Ciddi Problemler yaşayacak” ÖDP İlçe Başkanı Metin Şimşek “Erdemir madenin, önümüzdeki süreçte çok daha ciddi problemler yaşayacağını görüyorum” dedi. Divriği FM radyosundaki Gündem programına katılan ÖDP Genel Başkanı Metin Şimşek Erdemir ile ilgili değerlendirme konuşmasında şunları söyledi” “Divriği zor bir dönemden geçiyor. Keşke bunlar yaşanmasaydı, keşke bu sürece gelinmeseydi, keşke Erdemir ve Oyak idaresiyle daha güzel diyaloglar oluşturulabilseydi, keşke insanlarımız mağdur edilmeseydi. Bizler feda olsaydık da bu insanlarımız sokağa atılmasaydı. Daha uygun daha mantıklı bir yol bulunabilseydi. Ama görüyoruz ki gerçekten böylesi bir yolu denemek yerine, bu ilçeyi bu insanları, bu halkı, yıllarını bu memlekette vermiş, babalarının, atalarının tırnaklarıyla kazıdığı madende çalışan insanlar, onların çocukları mağdur edilerek bu süreç devam ettirilmeye çalışılıyor. İşin ekonomik boyutuna geçmeden önce ben bu süreçteki bizlerin, yeni çıkarılan arkadaşlarımızın ve daha önce çıkarılan arkadaşların içerisine ruh hallerinden biraz bahsetmek istiyorum. Gerçekten bir tasarrufta bulunabilir Erdemir yöneticileri. Ama bu tasarrufun Divriği’deki sosyal ekonomik boyutları göz önüne alınmadan yapıldığında bu insanlardaki açtığı tahribat, moralsizlik, onur kırıcılığın boyutlarının ne olduğunu ancak o işten çıkarılanlar, o tasarrufa maruz kalan insanlar birebir yaşayarak görüyorlar. Biliyorsunuz 18 tane hijyen ekibi dediğimiz temizlik işçisi arkadaşlar bir yıl çalıştılar. Ben fabrikada palet müdürlüğünde daha önce 10 yıl ustabaşlık, Erdemir döneminde de son 6 ayda formen olarak çalışıyordum. Ve o temizlik işçisi arkadaşlarımın yaşadıkları şeyleri, çalışma koşullarını çok iyi bilenlerden birisiyim. Canla başla evlerine ekmek götürmek için, gazını tozunu, her türlü ortamını göğüsleyerek asgari ücrete 1 yıl çalıştılar. Ve bu 1 yıl süresi içersinde de o iş yerine güvenerek, Erdemir mağdur etmez diyerek, kimisi evlendi, kimsi nişanlandı, kimisi taksitle ev eşyası aldı, buraya güvendi ama 1 yıl sonrasında ne ücretleri artırıldı; ücretleri artırılmadığı halde de yine çalışmaya boyun eğdiler ama bir gün duyduk ki arkadaşlarımız işten çıkarılmışlar. Gerçekten üzüldük bu yörenin pırıl pırıl gençleriydi ve ekmeğe muhtaçlardı. Böylesi bir şey nasıl yapılabilir diye düşündük ve o arkadaşların talebi üzerine de Divriği’deki demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcilerine şöyle bir talepte bulunuldu. Biz işyerini tanıdık, biz iş yerini biliyoruz, bizi mümkünse Erdemir bünyesine geçirilmesi için bir talepte bulunur musunuz Divriği’deki kurumlar diye. Bu en insani talebi biz Erdemir’in üst yönetimine Erdemir’in buradaki yönetimine bir dirhem arkadaşların hazırladığı yazıyı biz imzaladık. Bu Divriği’deki bırakın siyasi parti temsilcilerini, bırakın demokratik kitle örgütü temsilcilerini, bırakın başka kurumları her Divriği insanının buna destek vermesi gereken bir şeydi. Biz bu insani talebe cevap verdik. Aradan çok kısa bir zaman geçti, 22 ağustosta iş yerinden insan kaynakları müdürlüğüne çağırıldığım ana kadar ve oraya gittiğim ana kadar aklımın ucundan geçmiyordu iş hakkımın fesih edileceği. Hele çok komik bir gerekçeyle, performans düşüklüğü. Çünkü orada çalışan insanlar da bilir ki Divriği halkı da bilirki bizim işimiz, aşımız bir tarafa, siyasetimiz, düşüncemiz bir tarafa. Biz oraya girdiğimizde en yüce değerin emek olduğunun çok kutsallığıyla iş yerimize sahiplenerek bu işi yapıyorduk. Ondan dolayı aklımıza gelmedi iş hakkımızın fesih edileceği. Ama gittik 21 yıldır çalışan ve o işyerini kendi işyeriymiş gibi sahiplenen bir insana şu saatten itibaren iş hakkınızı fesih ediyoruz demek onlar için belki çok kolay bir kelimeydi ama bizim için yıkıcı, tahrip edici bir kelimeydi. Aradan geçen 7 aylık süre içerisinde bile bu psikolojiyi üzerimizden atamadık. Çocuklarımıza, çevremize yansıdı bunun tahribatı. Ve ne acı bir olaydır ki benimle beraber diğer bir ilçe başkanı arkadaşımız ve bir meslek yüksek okulu derneği başkanı arkadaşımız. Yıllarca birlikte anahtar tuttuğumuz, yıllarca birlikte o iş yerinde birlikte vardiyalarda çalıştığımız insanlarımız bizimle birlikte işten çıkarıldılar. Sonrasında tesadüf olması mümkün değildir, bir arkadaşımızın trafik kazasında yaşamını yitirmesi bu işin daha da tuzu biberi oldu. Düşünün o psikolojiyle insanların hakikaten çok sağlıklı, aklıselim düşünmesi çok mümkün değildir. 21 yıl çalışmış bir insanın bir anda işsizlik gibi bir şeyle karşı karşıya kalmasının gösterdiği tahribat sonucu bir arkadaşımız da yaşamını yitirdi. O arkadaşımızı da rahmetle ve özlemle anıyoruz, anısı da mücadelemizle yaşayacak, onu da böylece söylemek istiyorum. Biz o gün olayların bununla sınırlı kalmasını isterdik. İnsanlarımıza biz haksız yere çıkarıldık dedik. Ve açılan ilk davanın ilk celsesinde Divriği’de hukuk da mahkeme de bizi haklı buldu. Demek ki burada bir haksızlık vardı. Sonrası gelmesin istedik, sonrasındaki insanlarımız, çalışan işçilerimiz, güvenlik görevlilerimiz zarar görmesin. Var olanlar emekliliği hak edinceye kadar insanca yaşayacak, insanca çalışacak koşullarda devam etsin istedik. Ama geldiğimiz süreçte 31 Mart itibariyle 25 arkadaşımızın yine, hele hele de daha o arkadaşlarımızın iş hakkı fesih edilmeden bu arkadaşlarımızın yerine yenilerinin getirilerek, en azından şu yapılabilseydi; Tamam arkadaşlar güvenlik konusunda sizi yetersiz buluyoruz ama sizi bu Erdemir’in bünyesinde başka bir alanda ikamet edeceğiz deselerdi, bugün bu insanların bu kadar ağırına gitmezdi. Divriği halkının da ağırına gitmezdi. Belki bunu da sinelerine çekebilirlerdi. Ama tam tersine kör gözün parmağına gibi yani insanları gerçekten bardağı taşırabilecek bir noktaya getirilmesini ben gerçekten anlayabilmiş değilim. Son derece objektif bakmak istiyorum ama bakamıyorum. Hangi ilçe böyle bir şeyi kabul edebilir ki Divriği halkı da işten çıkarılan insanlar da böyle bir şeyi kabul edebilsin. Yani bir empati yapsınlar, sayın Erdemir genel müdürü ve yöneticilerine, bu uygulamayı yapan arkadaşlara şunu öneriyorum. Empati yapsınlar, kendilerini şu 55 dakikalığına onların yerine koysun ve düşünsünler. Ondan sonra bu yapılan insanlara ne kadar gerçekten büyük bir haksızlık olduğunu, onlarında kendi gözleriyle göreceklerine inanıyorum. Bu uygulamalar elbette bu arkadaşların elbette psikolojilerini bozmuştur ve bunu en iyi anlayanlardan biri benim. Çünkü 7 aydır yaşadığım süreç bu arkadaşların yaşadığı sürecin bir benzeri olacağını düşünüyorum. Baktığımızda bu arkadaşların gerçekten kiminin emekliliğine 10 yıl var kiminin 15 yıl var kiminin 3 yılı var. Bu arkadaşlar Divriği’de bu yaşta bu pozisyonda zaten iş yerinin kısıtlı olduğu, zaten göçün olduğu işsizliğin olduğu bu bölgede ne yapacaklar bu arkadaşlarımız. Şu anda yaşanan süreçte tamamen Divriği halkıyla izole olmuş, tamamen Divriği halkına, Divriği’deki demokratik kitle örgütlerine, Divriği’deki kurumlara karşı mesafeshini koymuş, kapılarını kapatmış kendini izole etmiş bir Erdemir madenin, önümüzdeki süreçte çok daha ciddi problemler yaşayacağını görüyorum. Buradaki yaşanan sorunlar adım adım Türkiye kamuoyuna taşınacaktır. Bunun başka yolu kalmamıştır. Divriği’de yaşanan bu sorunlar ve ben gerçekten son derece haksız uygulamalar olduğunu da biliyorum, bu Türkiye kamuoyunda Erdemir maden için de ve büyük şirket için de geçekten de Türkiye’de anlamlı bir yeri olan şirket için de çok iyi bir görüntü olmayacağını, çok hoş bir görüntü olmayacağını düşünüyorum. En kısa zamanda çok zaman geçirmeden daha olumlu, daha normalleştirici, daha çok ortamı düzelten adımların atılması gerektiğine inanıyorum. Bir önceki konuşmamın içinde zaten vardı ama bir iki hususa daha değinmek istiyorum. Demin de söylediğim gibi uzun yıllar çalışmış en azından ailesiyle çocuklarıyla, benim eşim ya da babam Erdemir madende çalışıyor, düzenli olarak bir maaş geliyor, eğitiminden sağlığına, sosyal güvenliğine varıncaya kadar her türlü ihtiyacı da bu emeğinin karşılığında sağlanıyor ve böylesi bir düzenden bunların hiçbirinin olmadığı bir düzene geçiliyor. Bu yaşanan durum tamamen insanın ayda evine bir maaşının gelmediği, varsa taksitlerini ödeyemediği, varsa sosyal güvencesi için primlerinin yatırılamadığı ve okuldaki eğitimini sağlayamayacağı bir pozisyona geldiği, üniversitede öğrencisi varsa harçlığını gönderemediği bir süreçle karşı karşıya bırakılıyor. Bu gerçekten bir insana yapılabilecek en büyük mağduriyettir. Böyle bir şeyin bir insan psikolojinde yaratabileceği tahribatın çok büyük olduğunu ben yaşayarak gördüm. Onun için de gerçekten demin söylediğim konuda Erdemir yöneticilerinin bir kez daha düşünüp bu arkadaşların ve bundan önceki yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için adım atması gerekiyor. Divriği halkı da artık bu yaşananlardan dolayı bu süreci çok iyi izlemiş ve yaşanan her şeyin yavaş yavaş farkında olmaya başlamış ve bundan sonraki süreçte de bu arkadaşları kesinlikle yalnız bırakmayacakları söyleniyor. Eğer Erdemir maden yöneticileri bu konuda anlamlı bir adım atmazlar ise Divriği kamuoyunda çok istenmeyen söylemler duyuyorum ben. Tabi bir kez daha söylüyorum bu konuda adım atıp atmamak onlara kalmış, onların tasarrufunda bir şeydir. Ona bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Ondan dolayı da bir kez daha empati yaparak düşünmelerini istiyorum ben. Biliyorsunuz bu yaşananlar bardağı taşıran son damla her şeyin tuzu biberi olan bir sürece girdi. Önemli olan bir şey daha var; özellikle kamuoyunu, Erdemir yöneticilerinin ve buradaki Erdemir’in dışındaki şirketlerin de dikkatini çekmek için söylüyorum. Bir de Divriği’deki işsizlerin durumu var. Bu arkadaşlarımızın da gerçekten Divriği’de işsizliğin her geçen gün işsizliği çok yükseldiği, arttığı ve iş alanlarının da son derece kısıtlı olduğu Divriği’de, özellikle Erdemir madenin 25 arkadaşımızı işten çıkarıp yerlerine ikame ettiği arkadaşların çoğunluğunun Divriği dışından olmasını da yadırgıyorum. Gerçekten Divriği’de yetişmiş pırıl pırıl tuttuğunu koparabilecek genç arkadaşlarımızın her türlü güvenlik sertifikalarını almış, elinde bulunduran arkadaşlarımızın, eğitimiyle fiziğiyle, her şeyiyle elverişli arkadaşlarımızı da ciddi anlamda rahatsız ve tedirgin etmiş olduğunu ben görüyorum. Divriğililerin akşama kadar çarşısındayım, pazardayım, kurumları ziyaret ediyorum, işsizim, o insanlarla dertlerimi sorunlarımı paylaşıyorum. Gördüğüm tablo bu ve bu tablodan tuzu biberi olan, bardağı taşıran son damladır. Bu arkadaşlarımızın, 25 arkadaşımızın iş haklarının fesh edilmesiyle birlikte Divriği’de oluşan bu atmosfer, gerçekten tedirgin edici bir atmosfer. Ama biz Divriği halkına, Divriği’deki işsiz gençlerimize şu anda sükûnet, sabırlı, erdemli davranışlar içersinde olmalarını öneriyoruz. Çözümün bir diyalog zemini oluşturulması noktasında olduğunu düşünüp bir çaba içersindeyiz. Divriği kaymakamı ve 4 kişilik bir heyet, Erdemirin yönetim kurulu başkanı sayın dinç kızıldemir beyle bir randevu talebinde bulundular, randevu talepleri kabul edildi. Cuma günü İstanbul’da bir araya gelecekler. Ama bunun dışında da Divriği’deki demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, farklı kurum ve kuruluşlar, belediye, sendikalar bir araya gelip Perşembe günü sizin radyonuz aracılığıyla yapılan anonslarda da duyurulduğu gibi, Divriği’deki yaşanan bu süreci kendileri basına, kamuoyuna ve Erdemir yetkililerine duyurmak amacıyla, o saatte Erdemir maden önünde bir basın açıklaması yapmaya hazırlanıyorlar. Yasal anlamda hakları olan, demokratik çerçevede hakları olan basın açıklamalarıyla, Divriği kamuoyuna ve ulusal kanalına, ulusal basına, Divriği’de yaşananlara hepsi bir arada, demokratik bir şekilde, herhangi bir şiddete, herhangi bir taşkınlığa meydan vermeden bir basın açıklaması yapmaya hazırlanıyor Divriği’deki arkadaşlarımız. Divriği’de gördüğüm hava bu ve Divriği insanı, Divriği’deki demokratik kitle örgütleri, Divriği’deki siyasi partiler; sağcısından solcusuna hiçbir ayrım yapmadan, Perşembe günüde kesinlikle de hiçbir siyasi ayrım söz konusu değildir. Bu kesinlikle Divriği için, Divriği’nin geleceği için Divriği’deki birlik platformunun ortak hazırladığı insani talepleri bir kez de orada dile getirmek için hazırlanıyor arkadaşlarımız. O gün orada bu talepler bir kez daha dile getirilecek. Umarız Erdemir meden yetkililerimiz, bu konudaki sorumlularımız, bu talepleri bir kez daha düşünürler, bir kez daha değerlendirirler ve bu konuda daha olumlu, anlamlı adımlar atarlar diye ümit ediyorum, bekliyorum. Diğer bir taraftan birçok uygulamada Divriği’nin gözü önünde yaşanan birçok uygulama açıktır. Kimse kimseyi kandırmamalı. Erdemir madenin 14 Nisan 2004 de devir aldığı günden bu yana gerçekten gözle görülür, insanların gözüne çarpacak ya da insanların takdirle karşılayacağı Divriği’ye Divriği halkı için ne yapılmıştır. Gerçekten bu bölgede trilyonlarca karlar ifade eden insanların Divriği’ye bir katkı yapabilecekleri bir davranış içersinde olmadıklarını da bu süreçte gördük. Çok ufak, cüzi okullara tahta gibi buna benzer çok küçük şeyleri çok sıradan insanlar da yapıyor. Eğer Erdemir maden gerçekten dünya şirketiyse bugüne kadar Divriği halkı için gösterdikleri şeylerle pozitif bir görüntü sergilemediler. Gerçekten bu konuda çok gözle görülür bir şeye rastlayamadık. Bunu dışında geçmişte çok ciddi büyük masraflarla yapılmış bir dizi bina da yerle bir edildi. Belki o binaların yerle bir edilmesinin de çok büyük bir maliyeti vardı. Keşke onlar Divriği halkının yararına başka bir amaçla; örneğin Divriği’de bir öğrenci yurdu sorunu var ki bu çok ciddi bir sorun. Eğer Erdemir böyle bir yurt sorununa cevap verseydi, bugün belki yurttan dolayı sıkıntı çeken bir sürü öğrencinin takdirini ve desteğini alacaktı. Ama bütün bunlar yapılmadı ve sadece içe kapalı, kendini izole etmiş, sadece kendi konutlarını, kendi oturdukları yerleri son derece lüks hale getirdikleri noktasında Divriği’de kendilerinin dışında da insanla yaşadığını ve bu bölgede yerli halkıyla, köylüleriyle insanların yaşadığını görmesi gerekiyor. Yani bir tarafta aşırı bir lüks diğer tarafta bir mağduriyet var. Bunlar insanların gözünde çok iyi bir görüntü, iyi bir resim olarak görünmüyor, bunları da bilmeleri lazım diye düşünüyorum. Şu anda o işyerinde çalışmakta olan arkadaşlarımızın hiç biri yarını göremiyor, huzuruyla iş yerine gidemiyor. Acaba yarın sıra ben demi? Beni ne zaman çıkaracaklar? O insanların aileleri çocukları baba seni ne zaman işten çıkaracaklar? Sen de işsiz kalacak mısın? Psikolojisiyle işe gidip geliyorlar. Bunları bilsin insanlar. Yani bu insanlar bu psikolojiyle işe gidip geldiklerinde, iş kazalarına maruz kalmalarına son derece uygun bir zemin var şu anda. Bu arkadaşlarımızın moralsizliği, ben orada formen olarak çalıştım biliyorum, dolayısıyla bu üretime de yansır, bundan işveren de zararlı çıkar. Yani gerçekten işveren de çalışanlarının daha huzurlu bir ortamda, daha iyi daha verimli çalışmasını ister. Bu sürecin sadece Divriği halkına değil sadece mağdur edilen insanlara değil, oradaki çalışanların da gerçekten büyük bir moralsizliğine sebep oluyor. Bütün bunların en kısa zamanda aşılması noktasında adımların atılması şarttır ve gereklidir. Ben her şeyin özellikle Divriği Erdemir maden yöneticilerinde bittiğine inanıyorum. Buradan yukarıya nasıl bir resim gösterirlerse, yukarı da ona göre karar verir diye düşünüyorum. Eğer buradaki insanların mağduriyetini, bu ilçedeki insanların yaşadığı sorunları daha objektif bir şekilde yansıttıklarında olayların bu noktaya gelmeyeceğini düşünüyorum. Onun için bu konudaki sorumluluğun, bu konudaki adım atılması gereken yerin buradan başlaması gerektiğini düşünüyorum. Bir ayrıntıya daha değinmek istiyorum. Kaymakam bey öncülüğünde gidecek heyette kaymakam bey zannedersem buraya geleli 4 ay oldu, bu Divriği’deki yaşanan sürece sadece ve sadece sorumlu bir mülki amir olduğu için herkese eşit mesafede, Erdemire de eşit mesafede, Divriği halkına da eşit mesafede bir duyarlılık göstermeye çalışıyor. Bu sorunun Divriği’nin lehine çözülmesi için tarafsız bir şekilde düşüncelerini ifade etmek için Erdemir’in yönetim kurulu başkanı Sayın Dinç Kızıldemir beyi ziyarete gidecekler. Burada tarafsız bir şekilde 4 aydır kendi objektif gördüğü şeyleri bir kez de orada anlatacaklar, belki sorunun çözülmesine yardımcı olur diye. Bu davranışı kimsenin kesinlikle bir tarafa çekmemesi lazım Bu da önemlidir. Ondan dolayı da ben bu sorunun çözümünün birinci derecede buradaki Erdemir yöneticilerinden başlayarak yukarıya doğru çözümünün en doğrusu olduğunu, sorumluluğun da buradan başlayarak yukarıya doğru gittiğine inanıyorum. Biz istiyoruz ki bu konuda sorunu çözücü adımlar, haberler alalım; bu son haber de gösteriyor ki arkadaşlar bu yaşanan süreçlerden ders çıkarmak yerine sorunu daha derinleştirme yönünde bir davranış gösteriyorlar, hiç tasvip etmediğimiz bir davranış. Umarız bunlara bir son verilir daha insanı ilişkiler, daha Divriği’de barış ortamını sağlama adına önümüzdeki süreçte göreceğimiz adımlar atılır. Son olarak bu yaşanan gelişmelerden sonra, bütün bunlara rağmen tüm Divriği halkına buradan bir mesaj vermek istiyorum. Yıllardan beri Divriği’deki insanların Divriği için birliktelikleri pek mümkün olmamıştır. Bugün gelinen durumda Divriği’deki bütün kurumlar bütün çevreler bu yaşananlardan dolayı bir araya gemli durumda. Benim gördüğüm tablo bu ve yarın da bütün bu yaşananlara en demokratik tepkiyi vermek için bir fırsat doğmuştur, insanlar bir araya gelmiştir. En demokratik bir şekilde yasalarımızın ön gördüğü çerçevede yarın da Divriği halkı sözünü söyleyecek. Onun için Divriği halkı Divriği birlik platformuna destek oldular en iyi şekilde sözlerini söylemelerini istiyorum. Son olarak şunu da ifade ediyorum. Belki tapuda o bölge onalar ait görünebilir. Biz ev sahibiyiz onlar misafir, bunu böyle bilmeleri gerekir. Yarın başka yöneticiler, başka şirketler gelir ama biz burada ev sahibiyiz. Ama bu topraklarda ecdatlarımızın alın teri var, bunu böyle bilmek gerekir. Halkımız müsterih olsun, bu ilçenin sahipleri vardır”
Kaynak : Divriği"nin Sesi Gazetesi
Bu haber toplam 112 defa okundu. |